Biyografi

Biyografi

Sokaklardan Yazarlığa Uzanan Ateşten Geçmiş Bir Hayat

Çocukluğun Sessiz Çığlığı
Henüz sekiz yaşındaydım. Evimde sessizlik yoktu; sadece bağırışlar, kırılan eşyaların sesi ve kalbimde büyüyen korku vardı. O yaşta bir çocuğun taşıması gereken yüklerden çok daha fazlası omuzlarımdaydı. Ailemde yaşanan şiddetten kaçmak zorundaydım, ama nereye gideceğimi bilmiyordum. Sokaklar beni bekliyordu; soğuk, karanlık ve acımasız bir dünya.

İlk gecelerimi kartonların üzerinde geçirdim. Ayaklarım donuyor, ellerim titriyordu. Üzerime örtecek hiçbir şey yoktu; sadece sert zemin ve başımı yaslayacak bir karton. Ama umudumu hiçbir zaman kaybetmedim. Sokaklarda tanıştığım insanlar bana hem acıyı hem de dostluğu öğretti. Bağımlılar, hırsızlar, kaybolmuş ruhlar… Ama aynı zamanda kendi başının çaresine bakan, hayatta kalmayı öğrenmiş gerçek savaşçılar da vardı. İçimdeki ışığı, sokaklarda tanıştığım iyi insanlarda buldum. Onlar olmasa hayatta kalmam mümkün değildi.

Her gün hayatta kalmak için yeni bir yol bulmak zorundaydım. Nerede yiyeceğimi bulacağım, kimden kaçacağım, nerede uyuyacağım… Bunlar sekiz yaşındaki bir çocuğun taşıması gereken yüklerdi. Ama her gün, küçük bir zafer kazandığımda kendimi biraz daha güçlü hissediyordum. Küçük bir insanın bile umudu, en karanlık sokakları aydınlatabilirdi.

Sokakların Öğrettikleri
Sokaklarda büyürken, adalet ve eşitsizliğin acı yüzünü gördüm. İnsanların kaderi bazen ne kadar haksız ve kırılgan olabiliyordu. Bir gün yiyecek bulamadığımda, başka bir sokak çocuğunun paylaştığı ekmek kırıntıları bana hem açlığı hem de insanlığın değerini öğretti. Bu gölgeler, içimde bir şeyi değiştirme isteği uyandırdı. İnsanlara yardım edebileceğimi, bir fark yaratabileceğimi düşündüm.

Sokaklarda tanıştığım insanlar bana hem hayatta kalmayı hem de dayanışmayı öğretti. Açlık, tehlike ve dışlanma içinde bile bir umut vardı. Ve o umut, her zaman içimde yanmaya devam etti.

Haksızlığa Karşı Ateşe Atılan Beden
2004 Mart ayında, İzmir Konak Meydanı’nda haksızlıklara uğradığım ve gördüğüm işkencelere ses çıkarmak için bedenimi ateşe verdim. O an, acının ve adaletsizliğin sınırlarını haykırmak istedim. Her yanımda yanan ateş, sadece fiziksel bir acı değildi; aynı zamanda susturulmak istenen bir sesin, bastırılmak istenen bir insan iradesinin ifadesiydi.

Bu eylem sadece bir protesto değildi; hayatım boyunca öğrendiğim direnç ve direnişin, kararlılığın bir sembolüydü. Ateşe atılan bedenim, sokaklarda yaşadığım, cezaevlerinde deneyimlediğim ve askeri cezaevinde karşılaştığım tüm baskılara karşı yükselen bir isyanın vücut bulmuş hâliydi. O gün, sadece kendim için değil, haksızlığa uğramış herkes için ayağa kalktım.

Cezaevi Yılları
Bu eylem ve geçmişteki siyasi duruşum peşimi bırakmadı. Cezaevine girip tam sekiz yıl boyunca dört duvar arasında kaldım. Her gün kendime sordum: “Ne için mücadele ediyorum, neden buradayım?”

Dört duvar arasında geçen günler, bana sabrın ve direncin değerini öğretti. Bazı günler acı, korku ve yalnızlık içinde kayboluyordum. Ama aynı zamanda, benzer kaderi paylaşan insanlar arasında dayanışma ve dostluk da vardı. Birlikte yemek paylaştık, acılarımızı anlattık ve birbirimize umut verdik. İnsan, en karanlık anında bile bir ışık bulabilir; ben o ışığı orada buldum.

Cezaevinde zaman hem düşmanı hem de öğretmeni oldu. Her gün, dışarıdaki özgürlüğü düşündüm; dört duvar arasında hayalini kurmak, insanı hem kırıyor hem de güçlendiriyordu. İçimdeki ateş hiç sönmedi; aksine her gün daha da büyüdü.

Vicdani Ret ve Askeri Cezaevi
Cezaevinden çıktıktan kısa bir süre sonra askere alındım. Ama geçmişteki siyasi kimliğim ve duruşum peşimi bırakmadı. Vicdani ret hakkımı kullanarak, inançlarım doğrultusunda silahlı hizmeti reddettim. Bu kararım, askeri yetkililer için büyük bir sorun oldu ve beni askeri cezaevine götürdüler.

Tam 1300 gün boyunca orada kaldım. Fiziksel ve psikolojik işkencelerle sınandım, ama inançlarım ve kararlılığım sayesinde direnç gösterdim. Her gün zihinsel ve bedensel olarak test edildim, ama pes etmedim. Zihnimde sürekli kendime sordum: “Bu kadar acıya rağmen kimliğimden ve inancımdan vazgeçebilir miyim?” Ve her seferinde cevabım aynıydı: Hayır, vazgeçmeyeceğim.

Askeri cezaevinde geçirdiğim her gün, bana insan ruhunun dayanıklılığını öğretti. Bedene yapılan işkence, zihni kırmaya yetmezdi; asıl savaş, insanın kendi inancıyla ve kararlılığıyla verdiği savaştı.

Yazarlık ve Eserler
Tüm bu yaşadıklarım, bana sokaklardan cezaevine, oradan askeri cezaevine uzanan bir yolculuğun hayatımı nasıl şekillendirdiğini gösterdi. Sokaklarda, gözlerden uzak kartonların üstünde yatan bir Yusuf vardım; toplumun sessiz, görünmeyen kesiminden biriyim. Açlık, tehlike ve dışlanmayla büyüdüm, ama içimdeki umut hiçbir zaman tükenmedi. Hikayem sadece benim değil; sokaklarda, toplumun en savunmasız kesiminde yaşayan binlerce insanın sessiz çığlığıdır.

Yaşadıklarımı, hayatımın acılarını, umutlarını ve direnişini kitaplarımda paylaştım. Benim Adım Yusuf ve 1300 Gün romanları hayatımın zorluklarını ve mücadelemi anlatıyor. 1300 Gün Şiirler ve Sokakların Yalnız Adamı Şiir kitaplarım ise yaşadığım acıları, sokaklarda öğrendiğim dersleri ve içsel mücadelelerimi dizelere döküyor

Şair-Yazar

Yusuf Boyraz

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur cing elit. Suspe ndisse suscipit sagittis leo sit estibulum issim Lorem ipsum dolor sit amet, AKON lsicn íoifa lkoix consectetur cing elit.

ADDRESS

1800 Abbot Kinney Blvd. Unit D & E Venice

PHONE

Mobile: (+88) – 1990 – 6886
Hotline: 1800 – 1102

EMAIL

contact@auteur.com
TESTIMONIALS

Read Reviews by My Readers

" Auteur is a monthly book review publication distributed to 400,000 avid readers through subscribing bookstores & public libraries."

Vladimir Nabokov

/ Reporter

" It was a dark night, with only occasional scattered lights, glittering like stars on the plain. It flashed upon me suddenly: they were going to shoot me!"

Savanna Walker

/ Reporter

" Auteur is a monthly book review publication distributed to 400,000 avid readers through subscribing bookstores & public libraries."

Vladimir Nabokov

/ Reporter

Join the community

Newsletter to get in touch

80 k
ACTIVE READERS
3 k
TOTAL PAGES
283
CUP OF COFFEE
14 k
FACEBOOK FANS